• Sibel Dağdeviren Özüağ

Esnek Çalışma Saatleri: Sizde Durum Ne?


Çalışma saatleri konusunda şirketiniz ne kadar esnek? Siz mevcut durumdan ne kadar memnunsunuz?


“Mesaiyi 17:00 yerine 22:00’da bitirdiğimde yöneticimin/ekibimin umrunda bile olmuyor, bir sabah 09:00 yerine 09:05’de geldiğimde ise hesap sorar bakışlarla karşılaşıyorum!” 


Sizler de çevrenizden benzer senaryolar duyuyor musunuz?


Bu ve benzeri senaryolar, şirketlerin çalışan bağlılığı ve motivasyonu için ayırdıkları bütçeyi, zamanı ve eforu ne yazık ki çöpe atıyor! Verimliliğin, kalitenin, iş sonucunun yerine ofise giriş ve ofisten çıkış saatlerinin öncelik sıralamasında üst basamaklarda olduğunu bilmek hangi çalışan için motivasyon yaratabilir ki?


Esnek çalışma saatleri, günümüzde özellikle beyaz yakalı dünyasında giderek artan bir trend ve ihtiyaç. İş etiği, iş sonuçları, sorumluluk, kalite, verimlilik gibi faktörler bakımından herhangi bir taviz verilmediği sürece, esnek çalışma saatleri uygulamasından çalışanlar gibi organizasyonların da fayda sağladığını söylemek mümkün. Bunların başında, çalışan bağlılığı ve motivasyonunda artış geliyor.


Çalışanların performansını hâlâ ofise giriş ve ofisten çıkış saatlerini baz alarak gözetmeyi hedefleyen şirketler, performansı ölçmek yerine ofiste geçirilen süreyi ölçüyorlar. Ancak, mesai saatlerinde ofiste fiziksel olarak  bulunan çalışanların ciddi anlamda performans sergilediklerini garanti etmek oldukça zor. Dışarıda halledecek bir meselesi olan çalışanlar, fiziksel varlık sergileseler dahi zihinsel olarak ofiste olamayabiliyorlar. Oysa çalışanlara bu esnekliğin tanınması hem iş ve özel hayat bütünlüğünü daha etkin şekilde yönetmelerine, hem de odaklanmalarını gerektiren durumlarda açık ofis ortamından kaynaklı bölünmeler yaşamadan daha “derin” bir çalışma yapmalarına olanak sağlıyor.


Çalışanlara duyulan güven seviyesinin esnek çalışma saatleri uygulamasına ilişkin kararlarda belirleyici olduğuna inanıyorum. Çalışanın uzmanlığına, sorumluluk bilincine, iş ahlakına, verimlilik ve üretkenlik tutkusuna güven duyulan şirketlerde başarı olunacağına dair inanç daha yüksek ve dolayısıyla mikro yönetim oranları daha düşük olacaktır. Başarı faktörünü nasıl tanımlıyorsunuz? Ofiste geçirilen süre olarak mı, ortaya koyulan performans ve iş sonucu olarak mı? Başarılı olmak için ulaşılması gereken hedefleri, arzu edilen performans düzeyini ve iş sonuçlarını net şekilde tanımlayıp el sıkıştıktan sonra, geriye yalnızca çalışanlara güvenmek kalıyor. Bu senaryoda, çalışanların giriş ve çıkış saatlerine bekçilik yapmaya da gerek kalmıyor.


Esnek çalışma saatleri günümüz iş dünyasında hızla yaygınlaşan bir trend. Aynı zamanda, çalışanların iş ve özel yaşam bütünlüğü için de giderek artan bir ihtiyaç. Çalışanlarına güvenen ve bu esnekliği sunan şirketlerin güçlü bir işveren markası algısı oluşturdukları ve aday tercih sıralamalarında üst basamaklara sıçradıkları su götürmez bir gerçek. Geleneksel düzeni korumaya ısrarlı şirketlerin orta ve uzun vadede rekabette büyük ölçüde kan kaybedeceklerini tahmin etmek zor değil.


Sizin şirketinizde durum ne?

  • LinkedIn Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge

© 2020 by Ozuag

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now