• Sibel Dağdeviren Özüağ

İş Dünyasında Anlam Çağı: Y Kuşağı Bu Dönüşümün Neresinde?

Updated: Jul 21, 2018



Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası‘nın 7 Aralık tarihinde ev sahipliği yaptığı HR Summit 2017 pek çok bakımdan başarılı bulduğum ve sektörde sayısının artmasını arzu ettiğim türden bir zirve oldu.


Zirve konuşmacılarından SAP Orta Doğu ve Kuzey Afrika Pazarlama Direktörü, Ekşi Sözlük yazarı, OT Dergisi yazarı ve aynı zamanda 9 kitap sahibi Sn. Erdem Aksakal'ın sunumu sayesinde, uzunca bir zamandır zihnimde yer eden fikirleri kelimelere dökme ve şu an okumakta olduğunuz yazıyı daha erken kaleme alma fırsatı buldum. Sunumda “Gelecekte mesleklerimizi robotlar mı alacak?” kaygısı karşısında “Beynimizin yapabildiği her şeyi ileride makineler rahatlıkla ve hatta insanlardan daha iyi yapabilir. Bu yüzden, yüreğimizi koyabildiğimiz işler çok daha değerli.”  vurgusu ön plandaydı. Makinelerin insanlara göre daha güvenli şekilde icra edebilecekleri işlerin, insana katkı değer sağlamayan eylemlerin (araba sürmek, temizlik yapmak, vb.) mümkün mertebe makinelere devredilmesi hayatımızı kolaylaştıracak kanaatindeyim. Böylelikle, yüreğimizi koyduğumuz anlamlı işlere daha fazla odaklanabilir ve bizleri besleyecek eylemlere daha çok yönelebiliriz. Bu anlamda, robotlarla birlikte var olduğumuz bir geleceğe kaygıyla bakmayan kitlede yer aldığımı paylaşmak isterim. Deloitte 2017 Millennial Survey araştırmasının sonuçları da, Y kuşağının %38’inin otomasyon, yapay zeka ve robot teknolojileri sayesinde iş imkanlarının artacağına inandığını ortaya koyuyor. Aynı çalışmaya göre, Y kuşağının %58’i  bu teknolojiler sayesinde  iş hayatında verimliliğin artacağını ifade ediyor. İnsana özgü imgeleme gerektirmeyen işlerin makinelere teslim edildiği günümüzde, iş yaşamındaki değerlerin bu değişimden etkilenmemesi mümkün olur mu? Bu bağlamda karşımıza iki farklı değer seti çıkıyor: iş yaşamında hala mevcut olan konvansiyonel değerler ve yaptığımız işe yüreğimizi koydukça, anlam odağımız arttıkça bunların yerini almaya başlayan yeni değerler. Bu değer dönüşümünü büyük ölçüde Y kuşağının çalışma hayatına girmesine borçlu olduğumuzu da atlamamak gerekir.

1. Performanstan Deneyime

Alışılagelmiş “yıl başında hedef belirleme, yıl sonunda hedef gerçekleşmesi üzerinden performans değerlendirme” mantığı günümüzde özellikle Y kuşağını artık tatmin etmiyor. Y kuşağı, şirketinde yaşadığı deneyime odaklanıyor. Yani çalışanlar artık yalnızca varış noktasına değil, yolculuğa da önem veriyor.


2. Sahip Olma Kültüründen Paylaşma Kültürüne

Bilgi paylaşımının artması (ücretsiz video paylaşımları, sosyal medya paylaşımları, bilgi aktaran bloglar…) ve paylaşım kültürüne odaklanan şirketler (Airbnb, Uber…) ile oluşumların (İhtiyaç Haritası, FreeCycle…) çoğalması, sahiplik konusunda da bir dönüşüm geçirdiğimizi gösteriyor. Günümüzde insanlar sahip olduklarını paylaşmaya, ihtiyaçlarını daha az kaynak tüketerek karşılamaya, doğayla dost uygulamaları benimsemeye büyük özen gösteriyorlar.


3. Bağlılıktan Esnekliğe

Yakın geçmişte yayınlanan iş ilanlarına göz gezdirdiğinizde aynı şirkette, aynı alanda uzun süreli bir çalışmanın adaya iş başvurusunda puan kazandırdığını fark edebilirsiniz. Günümüzde ise multifonksiyonel deneyimi ve girişimcilik hikayesi bulunan adaylara şirketler değer gözüyle bakabiliyor.  Bu sayede “Kendi işimi kurdum ama 2 yıl sonra iflas ettim” ifadesi, iş görüşmelerinde kimi zaman adaya avantaj dahi sağlayabiliyor.


Benzer şekilde, şu an satış fonksiyonunda görev yapmakta iken pazarlamaya geçmeyi arzu eden bir çalışanın kariyer yolculuğunu günümüzde şirketler destekleyebiliyor. İş hayatını aşağıdaki gibi farklı çağlara ayırdığımızda, her bir çağın gerektirdiği nitelikler de farklılaşıyor. Kurumsal çağ hala yaşamakta olduğumuz çağı ifade ederken, anlam çağı ise yukarıda paylaştığım yeni değerler doğrultusunda evrileceğimiz yeni çağı belirtiyor.



İş Hayatındaki Bu Değer Dönüşümü Şirketleri Nasıl Etkiliyor?

Dünyanın önde gelen araştırma şirketlerinin yaptığı çalışmalar gösteriyor ki Y kuşağı, topluma ve doğaya olumlu katkılar sağlayan bir şirkette çalışmak uğruna daha az gelir elde etmeye büyük oranda gönüllü. Deloitte 2017 Millennial Survey araştırmasına göre, halihazırda çalışma hayatında yer alan Y kuşağı iş dünyasını ve toplumu ilgilendiren birçok konuda kendini sorumlu hissediyor ve Türkiye’deki Y kuşağının %86’sı,genel anlamda iş dünyasının ve özel olarak kendi çalıştıkları kurumların, toplumda iz bırakmada etkili olduğuna inanıyor. Aynı araştırmaya katılan tüm ülkelerin ortak sonuçlarına göre, şirketine ve topluma katkı sağlayabilmesi için kendisine alan tanınan Y kuşağının şirkete bağlılığı artıyor (solda).


Anlamlı bir iş yapmak istediğini belirten insanların sayısı her geçen gün artıyor. Great Place to Work Enstitüsü’nün geçtiğimiz hafta yayınladığı Best Workplaces for Millennials araştırmasının sonuçları da bu tespiti destekliyor ve yaptıkları işte anlam bulamayan Y kuşağı çalışanlarının yalnızca %29’unun verimli çalıştığını ortaya koyuyor.


Görünen o ki genç yetenekler topluma, doğaya ve çalışanlarına anlamlı bir önerme sunabilen şirketlere her zamankinden daha fazla yönelecekler. Çalışanlarına anlamlı bir hikayenin parçası olmayı sunabilen şirketler yetenek yarışını büyük oranda kazanacaklar.


  • LinkedIn Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge

© 2020 by Ozuag

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now